
Yazmak Üzerine

Güncelleme tarihi: 3 Oca 2025
Kimisi paylaştığı sevgiyle, kimisi bir sanat eseriyle, kimisi bir metinle insanlığını inşa eder. Benim için okumak ve yazmak insan olmak ve insan kalmak için duyduğum bir ihtiyaçtır.
Yazmak, düşünmenin bir biçimidir
Yazmak düşüncede ustalaşmak amacıyla diğer insanlarla iletişim halinde olmanın yollarından biridir. Başka insanlarla sohbet ederken dinleyen ve konuşan olmak gibi, yazılı ve görsel metinler yoluyla öğrenen olmak gibi, dil dışı sembolleri incelerken gözleyen olmak gibi yazmak da bir düşünme biçimidir. Benim için bu paylaşım ağı yazmayı teknik bir iş olmaktan çıkarıp bir sanata dönüştürmeye çalıştığım yerdir. Benim için burada yazmak, kendi tarzımı aradığım düşünce sanatında gelişmenin bir biçimidir.
Yazmak, insanın kendisini görmesinin ve keşfetmesinin bir yoludur
İnsan, kendisini dışa vurma eğiliminde bir canlıdır. İçinde yaşadığı kültürel dünyanın kodlarını alır ve yorumlar. Daha sonra bu yorumunu bir eser olarak ortaya koyar. İnsanın biyolojik doğasını yönetebilmesi, kendisini ifade edebilmesi, fikirlerini eyleme dökebilmesi ancak kendisi gibi eyleyenlerle bir araya gelmesiyle mümkün olur. Yazı, insanın diğer insanlarla buluşabilmesinin ve böylelikle kültürel bir varlık olarak insanlığını keşfedebilmesinin eski ve etkili yollarından biridir. Bu açıdan kişinin kendisini yazı aracılığıyla ifade edebilmesi onu insan kılan en temel özelliklerinden biri ve hiçbir şekilde tartışmaya açılmaması gereken doğal haklarındandır.
İnsan, kendisini keşfetme sürecindeki bir canlıdır. Kişinin kendisini görebilmesi ve değerlendirmesi, kendisine dair bir şeyleri somut birer gerçeklik olarak dışarıda görmesi ile mümkündür. Bu açıdan yazmak pek çok üretim faaliyeti gibi insanın özdüşünümünü ve şahsi dönüşümünün takibini sağlar.
Yazmak, insanın bilinmesini ve farklılaşmasını sağlar
İnsan, bilinme arzusundaki bir canlıdır. Farklı kültür, kimlik, yaşam tarzı ve sınıftan tüm insanlar kendisini ortaya koymak ve bilinmek ister. Sözler, kıyafetler, kurulan sofralar, çalınan şarkılar, yazılan şiirler, planlanan projeler, sergilenen çizimler, çekilen fotoğraflar ve sosyal medya paylaşımları insanın bilinme arzusunun sonuçlarıdır. Kendisine yettiğini iddia eden kişi mağarada yaşayan bir canavardan farksızdır. Tanrının dahi bilinmek istediği sembolik alemimizde insanın bilinme arzusu kültürel doğamızın bir zorunluluğudur.
İnsan, farklılaşma eğilimindeki bir canlıdır. Diğerleri gibi olmamak adına kendisine özgün bir yol çizmek ister. Kendisine özgü özelliklere, beğenilere, eşyalara veya mesleklere sahip olmak ister. Bir alanda uzmanlaşma, özelleşme o kimseyi farklı kılar. Ortaya koyduğu ürünlerle kendisine dair dünyayı açığa çıkarır.
Benim için yazmak, bir insanlaşma eylemidir
Kimisi paylaştığı sevgiyle, kimisi bir sanat eseriyle, kimisi bir metinle insanlığını inşa eder. Benim için okumak ve yazmak insan olmak ve insan kalmak için duyduğum bir ihtiyaçtır. Benim için esas olan ne iyi bir metin yazarı olmak ne de bir entelektüel olarak anılmaktır. Esas meselem anlamak için dinlemek, gözlemlemek ve okumak; düşüncelerimi toparlamak ve paylaşmak için yazmaktır. Yazmak benim için bir üretme biçimi ve bir insanlaşma eylemidir.
16.12.2024 / Altındağ-Ankara



Yorumlar